Batı Cephesi

BATI CEPHESİ’NDE SAVAŞ

Kurtuluş Savaşı sırasında milletimizin mücadele ettiği işgal güçlerinden biri de Yunanlar idi. Yunanlar 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkardılar. Ardından da Ege’nin iç kesimlerine doğru ilerlemeye başladılar. Böylece Millî Mücadele’mizin Batı Cephesi açılmış oldu.

İzmir’in işgaline karşı ilk tepki gazeteci Hasan Tahsin’den geldi. İzmir’de yayımlanan Hukukubeşer Gazetesi’nin başyazarı Hasan Tahsin 15 Mayıs 1919 sabahı İzmir rıhtımına çıkan Yunan askerlerine ilk kurşunu atarak Millî Mücadele’nin sembol isimlerinden biri oldu. Hasan Tahsin çıkan çatışmada şehit düştü. Ancak onun bu kahramanca hareketi Türk milletinin direniş azmini güçlendirdi. Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

İzmir’in işgali yurt genelinde düzenlenen mitinglerle protesto edildi. Ege’de de halk Yunanların ve yerli Rumların saldırılarına karşı Kuvayı milliye birlikleri kurdu. Her yaştan eli silah tutan gönüllülerce kurulan bu birliklerin liderliğini Yörük Ali Efe gibi halk kahramanları üstlendi.

Yörük Ali Efe 1895’te Aydın’ın Sultanhisar ilçesinin Kavaklı köyünde doğdu. Ege’deki Yunan işgaline karşı Aydın’da ilk Kuvayimilliye teşkilatını kurarak silahlı mücadeleyi başlattı. Yörük Ali Efe, düzenli ordu kurulana kadar Menderes ve yöresi komutanlığını yaptı.Yaklaşık yirmi ay boyunca düşman kuvvetlerinin Aydın üzerinden doğu­ya doğru ilerlemesini engelledi. Düzenli ordunun kurulması üzerine savaş tecrübesine sahip grubu ile birlikte BMM ordusuna katıldı. Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

Dumlupınar şehitliği

Yörük Ali Efe, Millî Mücadele’ye katkılarından dolayı TBMM tarafından kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. 23 Eylül 1951’de de vefat etti.

Batı Anadolu’daki Yunan ordusunun ilerleyişini ilk zamanlarda Kuvayimilliye birlikleri durdurmaya çalıştı.Kuvayimilliye’nin yetersiz kalması üzerine BMM tarafından Batı Cephesi Komutanlığı adıyla düzenli ordu birlikleri kuruldu. Batı Cephesi Komutanlığına önce Ali Fuat Paşa daha sonra da Albay İsmet Bey atandı.
1884’te İzmir’de doğan İsmet İnönü, 1903’te Harp Okulundan, 1906’da da Harp Akademisinden birincilikle mezun oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde bulunduktan sonra Millî Mücadele’nin başlamasıyla birlikte Anadolu’ya geçti. Batı Cephesi Komutanlığına getirildi. Büyük Taarruz’un zaferle noktalanmasının ardından Mudanya Mütarekesi görüşmelerinde ve Lozan Barış Konferansı’nda Türkiye’yi temsil etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı olan İsmet Paşa, İnönü soyadını aldı. Atatürk’ün ardından seçildiği cumhurbaşkanlığı görevini 1950 yılına kadar sürdürdü. 1973 yılında vefat etti. Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

Albay İsmet Bey komutasındaki düzenli ordu birlikleri Batı Cephesi’ndeki ilk başarılarını İnönü Savaşlarında kazandı.İnönü zaferleri Türk milletinin TBMM’ye ve düzenli orduya güvenini arttırdı. Mustafa Kemal ,İsmet Paşa’ya çektiği kutlama telgrafında “ Siz orada sadece düşmanı değil,milletin ters giden talhini de yendiniz.”diyerek kazanılan zaferlerin önemini vurguladı.

İnönü Savaşlarında geri püskürtülen Yunan Ordusu,10 Temmuz 1921’de Ankara’ya doğru yeniden hücuma geçti.TBMM Başkanı Mustafa Kemal, güçlü Yunan taarruzu karşısında kayıp vermemek için ordumuzu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekti.Bunun üzerine Afyon,Kütahya ve Eskişehir, Yunan işgaline uğradı. Bu zor günlerde TBMM tarafından başkomutanlığa getirilen Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin fedakarlıklarıyla ordumuzun eksiklerini giderdi.Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos 1921’de Yunan ordusunun hücumuyla başladı.22 gün geceli gündüzlü devam eden bu büyük savaş Türk Ordusunun zaferiyle sonuçlandı.
Sakarya Zaferi yurdun her yerinde büyük coşkuyla kutlandı. TBMM,kazandığı bu zafer nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’ya “mareşal “rütbesini ve “gazilik” ünvanlarını verdi. Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

Sakarya Zaferi’nin kazanılmasında cephedeki Mehmetçik kadar cephe gerisinde mermi taşıyan insanlarımızın da önemli payı vardır.O günlerde İstanbul’dan gizlice ele geçirilen silah ve cephaneler Kastamonu’nun Karadeniz kıyısındaki ilçesi İnebolu’ya oradan da Ankara’ya taşınıyordu. Bu yolda en büyük fedakarlığı kadınlar üstleniyordu. Onlardan biri de Kastamonulu Şerife Bacı idi.

Batı Cephesi

Şerife Bacı İnebolu’dan Kastamonu’ya kağnıyla cephane taşıyordu. Genç kadın bir seferinde kafilesinin gerisinde kaldı. Buna rağmen sürekli yağan kar altında gece boyunca yoluna devam etti. Cephane yüklü kağnısıyla Kastamonu Kışlası önüne kadar gelebildi. Ancak şehre girmeye gücü yetmedi.

Sabah olduğunda yol kenarında duran kağnı arabasının yanına gelenlerin gördüğü manzara dayanılmazdı. Bu kahraman Türk kadını, yorganını taşıdığı top mermilerinin üzerine örterek kıymetli yükünü korumak istemişti. Kendisi de kollarını açarak yorganın üzerine kapanmış hâlde soğuktan donakalmıştı.

Cemil ve Rıfat Çavuşlar gözyaşları dökerek şehit kadının üzerindeki karları süpürüp onu arabadan indirdiler. Tam o anda yorganın altından gelen bir çığlıkla irkildiler. Yorganı kaldırınca otlara sarılı top mermileri arasında kundaklı bir kız çocuğuyla karşılaştılar. Annesi top mermileri ıslanmasın ve o donmasın diye kendisini feda etmişti.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Zaferini kazandıktan sonra düşmanı kesin olarak yurttan atmak için harekete geçti.Türk ordusunu asker sayısı,silah ve cephane bakımından güçlendirerek taarruz hazırlıklarına hız verdi.Bu hazırlıklar sırasında onun en yakın yardımcılarından biri Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa oldu.
Fevzi Paşa 1876’da İstanbul’da dünyaya geldi. Harp Akademisini bitirdikten sonra ordunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. Balkan Savaşlarının ardından katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale, Kafkasya ve Suriye Cephelerinde bulundu. Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra bir süre İstanbul’da kalan Fevzi Paşa, 1920 yılının ortalarına doğru Ankara’ya gelerek Millî Mücadele’ye katıldı. İlk meclis hükûmetinde millî savunma bakanlığı görevini yürüttü. Sakarya Meydan Savaşı öncesinde de bakanlıktan ayrılarak genelkurmay başkanlığı görevini üstlendi.

Sakarya Meydan Savaşı’nda çok değerli hizmetlerde bulundu. Büyük Taarruz’un planlarının hazırlanması ve başarıyla uygulanmasında rol oynadı. Millî Mücadele’ye yaptığı bu katkıları nedeniyle Mustafa Kemal’in teklifi üzerine TBMM tarafından mareşalliğe yükseltildi.

Başkomutan Mustafa Kemal hazırlıkların tamamlanmasının ardından 26 Ağustos 1922’de taarruz (saldırı)emrini verdi.30 Ağustos’ta Yunan birliklerini Dumlupınar’da kuşattı. Tarihe Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçen bu savaş Yunan ordusunun ağır yenilgisiyle sonuçlandı. Bundan sonra Mustafa Kemal’in “Ordular!İlk hedefiniz Adeniz’dir, ileri!” emrini alan Türk ordusu 9 Eylül’de İzmir ‘e girdi. Oradan da boğazlar bölgesi ve İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti. Bunun üzerine savaşı göze alamayan İtilaf Devletleri Türk hükümetine ateşkes teklifinde bulundu.
Bursa’nın Mudanya kasabasında yapılan görüşmeler 11 Ekim 1922’de ateşkes anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlandı.Bu anlaşmayla işgal altındaki boğazlar bölgesi, İstanbul ve Doğu Trakya savaş yapılmadan kurtarıldı.
Bizler milletimizin geçmişte uğradığı felaketlerden ve gösterdiği fedekarlıklardan ders çıkarmalıyız.Bir yandan da Atatürk başta olmak üzere kahraman atalarımızla gurur duyup onlardan aldığımız güçle kendimize güvenmeliyiz. Batı Cephesinde Yapılan Savaşlar ve Sonuçları

Kaynak: Hüseyin Yeşilot

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir