Eğitim Alanında Yapılan İnkılaplar

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA İNKILAP HAREKETLERİ

Eğitim alanında yapılan inkılapları aşağıda konu başlıklarını verdikten sonra tek tek açıklama yapılmıştır. Kronolijik yardım için bu yazımızı okuyabilirsiniz.

1. Tevhid-i Tedrisat Kanunu
2. Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun 
3. Yeni Türk Harflerinin Kabulü 
4. Tür Tarih Kurumu’nun Kurulması 
5. Türk Dil Kurumu’nun Kurulması 

Eğitim alanında yapılan inkılaplar

Osmanlı Devletinde, başlangıçta eğitime önem verilir ve müspet ilimler de öğretilirdi. Daha sonra sistem bozuldu. Avrupalılar her alanda üstün duruma geçtiler. Mustafa Kemal; eğitimin, milli amaçlara hizmet etmesini, milli şuur ve milli bağımsızlık duygusu aşılaması gerektiğini, akla ve bilime dayanmasını ve bilginin gereksiz bir süs olmaktan çıkarılmasını, milletimizin içinde bulunduğu durum ve çağdaş eğitim ilkelerine uygun olmasını, kız-erkek ayrımı yapılmadan herkesin eğitim imkanlarından eşit olarak yararlanmasını ve eğitim çalışmalarının bir merkezden idare ve kontrol edilmesi gerektiğini savunmakta idi.

Eğitim Alanında Yapılan İnkılaplar
  • Tevhid-i Tedrisat ( Öğretimin Birleştirilmesi ) Kanunu – 3 MART 1924 : Eğitim sisteminde Osmanlı döneminden kalma ikiliğe ve eğitimde dini niteliğe son vermek, eğitimi çağdaşlaştırmak ve milli bir nitelik kazandırmak için eğitim kurumlarının bir çatı altında toplanması ve devlet denetimine alınması gerekli idi. Bu amaçla TBMM, 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu kabul etti. Bu kanun ile eğitim-öğretimde birlik sağlandı. Yabancı okullarda Türkçe kültür dersleri ( Türkçe, Tarih ve Coğrafya ) Türk öğretmenler tarafından okutulmaya başlandı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimine alındı. İlköğretim zorunlu ve parasız hale getirildi. Eğitimde eşitlik sağlandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulünden kısa bir süre sonra medreselerde ortadan kaldırıldı ve Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun kabul edildi.
  • Yeni Türk Harflerinin Kabulü ( 1 KASIM 1928 ) : Eğitim-öğretim sistemi akılcı bir şekilde kurulmuştu. Eğitim-öğretimin yaygınlaştırılması, herkesin okur-yazar hale getirilmesi gerekmekte idi. Kullanılmakta olan Arap harfleri ve Arapça ses yapısı, Türkçe ile uyumlu değildi. Mustafa Kemal; Tür dilinin okunup-yazılmasının kolaylaşması, eğitim ve öğretim işlerinin yaygınlaştırılması için harf değişikliğinin yararlı olduğunu düşündü. Yapılan araştırmalar sonucunda Latin alfabesinin Türkçe’nin yapısına uygun olduğuna karar verilerek 1 KASIM 1928’de Türk Harfleri Hakkında Kanun kabul edildi. Mustafa Kemal’in de çabaları ile yeni harfler birkaç ay içinde bütün yazı işlerinde kullanılmaya başlandı.

Eğitim alanında yapılan inkılaplar

İlköğretim kuruluşlarının sayısı arttığı gibi yurdun her yerinde okuma-yazma seferberliği başlamıştır. Ortaokul, lise ve meslek okullarının sayısı arttırılmıştır. Darülfünun kaldırılmış ve yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Almanların zulmünden kaçan pek çok bilim adamı üniversitelerde görevlendirilmiştir. Ankara Hukuk Mektebi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Yüksek Ziraat Enstitüsü açılmıştır.

Eğitim Alanında Yapılan İnkılaplar
  • Yeni Tarih Anlayışı : Yeni Türk Devletinde fertler, milliyet fikri etrafında toplanmıştır. Bu sebeple milli tarihin öğretilmesi kaçınılmazdı. Türk tarihi hakkında yayınlar genellikle Avrupa kaynaklı ve taraflıydı. Dünya bu sebeple Türkleri, sarı ırka mensup, sadece asker olup, her türlü medeni kabiliyetten uzak ve geri bir toplum olarak tanımaktaydı. Bir Fransız coğrafya kitabında yer alan Türkler hakkındaki haksız değerlendirmeler de çıkış noktası alınarak, esaslı bir şekilde tarih araştırmalarına başlandı.

Araştırmalardan sonra Türk Tarihinin Ana Hatları isimli bir eser yayımlandı. 1931 yılında da devamlı bir şekilde Türk Tarihi üzerinde araştırma yapmak üzere Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti ( TÜRK TARİH KURUMU ) kuruldu. Mustafa Kemal, gelirinin bir bölümünü bu kuruma bırakarak, Türk Tarihini araştırmaya verdiği önemi gösterdi. Eğitim alanında yapılan inkılaplar

  • eğitim alanında yapılan inkılaplar

    Türk Dilinin Geliştirilmesi Çalışmaları : Dil, milli birliğin sağlanmasında, kültürel hayatın gelişmesinde en önemli etkendir. Osmanlı Devleti zamanında Farsça ve Arapça ağırlıklı bir konuşma ve yazma dili egemen olmuştu. Halkın kullandığı Türkçe kaba bir dil olarak görülmekteydi.

Balkan Harbi öncesinde Selanik’te yayımlanan Genç Kalemler mecmuasında Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin Mehmet Emin Yurdakul Türkçe’yi savundular. Yeni Türk Devletinde eğitimde birlik sağlanıp, yeni Türk harfleri de kabul edilince, Türkçe’nin gelişmesi için uygun bir ortam doğdu. Eğitim alanında yapılan inkılaplar

 

Dildeki bağımsızlığı siyasi bağımsızlığın  temeli sayan Mustafa Kemal, 12 Temmuz 1932’de TÜRK DİLİNİ TETKİK CEMİYETİ’ni kurdu. Amaç, Türk dilinin lügat, terim, gramer, ses yapısı ve kökenleri ile ilgili araştırmalar yapmaktı.

Türk Dilini Tetkik Cemiyeti’nin ( Türk Dil Kurumu ) çalışmaları sonucu, dilimize giren pek çok kelime, terim, bilim ve sanatla ilgili kavramların Türkçe karşılıkları kullanılmaya başlandı. Böylece Türk dilinin geliştirilmesi çalışmaları başladı. Eğitim alanında yapılan inkılaplar

Kaynak:egitimhane

One thought on “Eğitim alanında yapılan inkılaplar kısa bilgi”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir