Rumi Takvime göre 31 Mart’a denk gelen gün başlayan ayaklanmaya, bu yüzden 31 Mart Vakası denmektedir. Kimine göre iyi, kimine göre kötü bir olay görülen bu olay, açık bir isyandır.
Miladi 13 Nisan günü başlayan ayaklanmada, başı alaylı askerler çeker. İttihatçı subayların emirlerine uymayan bu askerler, arkalarına şeriat yanlılarını da alarak Mebus Meclisinin önüne gelirler. Şeriat isteriz sloganı ile seslerini duyurmaya çalışan bu kitleyi, İngilizlerin ve bazı küskün ittihatçilerin desteklediği de söylenir. Bu kitlenin sesine kulak veren, hükümet üyeleri birer birer istifa etmeye başlar ve olayların büyümeden bitmesini isterler.
Hükümet üyelerinin istifası ve barışçı tavırları, galeyana gelmiş şeriatçıların öfkesini bastırmaz. Şeriat yanlıları yeni hükümet kurarlar. Kurulan bu hükümete ingilizlerde destek verir. İngilizlerin asıl amacı Almanlara yakınlaşan İttihat ve Terakki yönetiminden kurtulmaktır. Yeni kurulan şeriat yönetimi eski İttihatçı olan İngiliz destekçileri ile birlikte Osmanlı’yı tekrar İngiltere’nin yanına çekme amacına hizmet etmektedir. Ayaklanma sırasında başta olan İkinci Abülhamid’te yeni kurulan şeriat hükümetini desteklemektedirler.

Şeriatçılara hükümet kurmak yetmez. Kendileri için tehlike olarak gördükleri İttihatçılar için bir av başlatırlar. İlk olarak Adliye Nâzırı Nâzım Paşa İttihatçı Ahmet Rıza Bey sanılarak linç edilir ve öldürülür. Bu durumu mütaakiben Lazkiye mebusu Arslan Bey de gazeteci Hüseyin Cahid sanılıp öldürülür. Bu yargısız infazlar yaşanırken birçok İttihatçı mebus şehri terk eder. Bazıları da şehrin ücra yerlerine gizlenirler. Yönetimi kaybeden İttihat ve Terakki partisinin oluşturduğu boşluğu 2.Abdülhamid doldurdu. Ayaklanmayı başlatanlar, herhangi bir program belirledikleri için artık olayların denetimi ellerinden çıkmıştı.


Bu durumu değiştirmeyi amaçlayan İttihat ve Terakki Partisi merkezleri olan Selanik’te bir ordu oluşturdular. Orduya Harekat Ordusu adı verildi. Ordunun başına da Mahmut Şevket Paşa getirildi. Ayaklanmayı bastırmak için harekete geçen ordu 23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan gece İstanbul’a girdi. Ufak tefek hareketten başka büyük bir direnişle karşılaşmayan Ordu ayaklanmayı bastırdı. Bu bastırma harekatı darbe gibi gözükmemeliydi bu yüzden bir gece önceden Yeşilköy’de Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan ortak karar ile Harekat Ordusunu isyanı bastırmak için görevlendirdiklerini belgelediler. Bu belge harekat ordusu asayiş birimi gibi nitelendi ve darbe söylentileri başlamadan bitirilmiş oldu.
Darbe bastırıldıktan sonra sıkıyönetim ilan edildi ve isyanın elebaşları Divan-ı Harp’te yargılanarak idam cezasına çarptırıldı. Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan, Meclis-i Umumi Milli adı altında birleştiler ve 2. Abdülhamid tahttan indirip yerine V.Mehmet Reşadı getirdiler. Bu kararın devamında 2. Abdülhamid Selanik’e götürüldü. Bir süre buradan kalan devrik padişah, Selanik’in elden çıkması ile birlikte Beylerbeyi sarayı yerleştirildi 1918’e kadar yani ölümüne kadar orada yaşadı.
Divan-ı Harp’te alınan kararlar ivedilik ile uygulandı. 13 kişi isyan elebaşılığı ve masum insanları katli suçları ile şehrin belirli merkezlerinde halka açık bir şekilde, ibret olsun diye birer ikişer idam edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir