93 Harbini Osmanlı iç meselelerine ve dış etkenlerine bağlı olarak değerlendirmek gerekir.Osmanlı’nın iç meselelerinde 1856 Paris Antlaşmasından sonra idarede batıya yönelmiş ve batı sistemine geçmeye çalışıyordu. 1864 te Vilayet nizamnamesi alınmıştır.Fakat devlet homojen bir yapıda olmadığından Vilayet sistemine geçişte başarılı olmamıştır. Vilayet nizamnamesi ile şu sorunlar ortaya çıktı. : a-Vilayet sistemi oturmadı -Kaza, sancak sistemi oturmadı c-Özel statüsü olan hükümetlik,yurtluk,ocaklık yerlerin statüsü belirlenmemiştir. Bu yerler ne kaza nede vilayet olabiliyor bu durumda Osmanlı 1877-1878 ‘e kadar gelir.

www.sosyalbilgiler.org

II. Abdülhamit bu sıkıntılar içinde başa geçmiştir. Kazalar birleştirilmiş, mutasarrıflıklar oluşturulmuştur. Bazen de tek mutasarrıf, tek kaza vardı. Kazalarda kaymakam vardı. Bu nedenle mutasarrıflar ile kaymakam arasında sürtüşme başlar. Nazırlar arasında , vezir ile padişah arasında sürtüşme başlar. Bu sürtüşme ortamında Abdülaziz katledilir. Osmanlıda padişah yanlısı ile muhalefet arasında sürtüşme başlar. Bu arada Jön Türklerin etkilerini görüyoruz. Bir çok fikir akımının savunucusu ortaya çıkar. Hüseyin Avni paşa ile Çerkez Hasan (padişah yanlısı) arasında tavanda mücadele vardır. Milli değer ölçüleri zedelenir. Avrupa dan misyonerler gelir felsefelerini tanıtmaya çalışır. Osmanlı da İngiliz, Rus yanlıları çıkar. Mesela Yusuf Kamil paşa İngiliz, Mahmut Nedim paşa Rus yanlısı olarak tanınır. İç muhalefet şiddetlenir. Jön Türkler mason locasının direktifleriyle akıl hastası V. Murat’ı tahta çıkarırlar. Mithat paşa her sıkıştığında İngilizler’den destek alıyordu. 3-4 ay sonra V. Murat çıldırır. Mithat paşa şehzade Abdülhamit ile pazarlığa gider. Batı tipi mebusanın açılmasını ,Kanun-ı Esasi’nin kabulünü ister. Abdülhamit bu şartları kabul ettikten sonra kerhen başa geçer. Şartları kabul etmiş görünmesine rağmen kurnaz davranmıştır. Mecliste anayasa kabul edilmiştir. Ancak üç kıtaya yayılmıştır. Devletin merkezi İstanbul’dan idaresi imkansızdı. Askeriye de merkeziyetçiliğe gidilir. Merkezi ordu kurulur.Ancak böyle bir idarede imkansızdı. Osmanlı ümerası bu ortamda çözümler aramış ve çeşitli fikir akımlarına girmiş,buda siyasi kutuplaşma ve çatışmayı gündeme getirmiştir.Muhalifler cinayetlere kadar varan mücadelere başlar.Bu çatışma bünyeye uygun model ve çözümler getirilmesine engel olmuştur. Osmanlı hep iç meselelerle uğraşmıştır. Mithat,Ziya,Namık Kemal sürgün edilir. Bu dönemde dikkati çeken bir husus Abdülhamit’in yasak ve sürgünlerine en fazla tepkinin batıdan gelmesidir.93 Harbi öncesi bu iç hengame devletin millili vasfını yıkmıştır. Böylece 93 harbinde Osmanlı önemli bir darbe daha yemiştir. 1876 da başa geçen II. Abdülhamit bir yandan iç sorunları çözmeye çalışırken bir yandan da çağın Gereklerine uymaya çalışıyordu. Muhalefet kanadında ise Jön Türkler ve İttihat ve Terakki vardı. Muhalefetin temsilcileri devletin batı tarzına çekilmesini istiyordu. Namık Kemal,Ziya,Şinasi,Mithat paşalar muhalif şahıslardı. Daha evvel ise Abdülaziz taşraya açılmış ve iç sorunları çözmeye gayret etmesine rağmen kadrosunu iyi seçemediğinden işleri yolunda gitmemiştir. Nitekim 1876 ya gelindiğinde otoritenin sağlanabilmesi sukunete bağlı iken ülkenin her tarafında isyanlar,katliamlar ve kargaşa vardı. Mesela Mısır da hidivlik meselesi ,Beyrut,Lübnan hadiseleri vardı.İngiltere ve Fransa da buralara müdahale ediyordu. Suveyş ‘in açılıp açılmama problemi vardı. İngiltere,Mısır hidivlerini kontrol edip kendi hakimiyetine alma ve Suveyş’in açılmasını gündeme getirmek istiyordu. Fakat bu sırada Osmanlıda iç karışıklıklar vardı. Batılı devletler hanameyn ,Mısır ve Suriye de kargaşa çıkarmaya uğraşıyordu. Bunun meyvelerini daha sonra alacaklardır. Nitekim Hicaz ve Bağdat demiryolları İngiltere ve Fransa’nın istemesine rağmen Abdülhamit Alman ve Amerikan şirketlerine vermek ister. Ancak Amerikalılar buna pek sıcak bakmaz. Balkanlarda Sırp isyanı vardır.Rusya ve Papalık tarafından da desteklenen Sırplar genişlemeye çalışır. Kafkaslarda ise Gürcüler Hrıstiyan Abazalar ve çeşitli etnik , dini gruba ait topluluklar vardı. Rusya bu topluluklar üzerinde nüfuz kurmaya çalışıyordu. Osmanlı ise iç kavgalarla meşguldü. Durumu sezen Abdülhamit iç huzursuzluktan dolayı durumu düzeltmekte zorlanıyordu.Osmanlı bürokrasisine batı yanlısı şahıslar getiriliyordu. meclisİ Mebusan’da da taraftar bulan bu idareciler Balkan çetelerine bilgi sızdırırlar. Rusya ile ihtilafın arttığı bu dönemde II. Abdülhamit meclisi lağveder. Zira Karadeniz,Balkanlar ve Kafkasları işgale uğraşan bir Rusya vardı. Diğer devletlerinde faaliyetleri ile devlet çepeçevre sarılmıştı. Hasta adamı paylaşmak istiyorlardı. Ancak hisseden pay almak isteyenlerin boğazlar konusunda anlaşamadıklarını görüyoruz. Balkanlarda da toprak kaybeden Osmanlı daha zor duruma düşer. Bu arada Balkanlardan (Rumeli) Türk göçleri başlar. Zira burada katliam başlar. II. Abdülhamit bu yıllarda meşrutiyeti kaldırmakla ve 93 harbine girmekle suçlanır. İdare ile muhalefetin ipleri kopar. Milli birlik bir türlü oluşturulamaz. İttihatçılar batının temsilcisi gibidir. İç çekişmeler imparatorluğu tarihe gömer.

Alıntı www.sosyalbilgiler.org

One thought on “1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı 93 Harbi Nedenleri ve Sonuçları”
  1. hharika bir site olmuş performans ödevime çok yardımcı oldu thank you

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir