WİLSON İLKELERİ

 

A.B.D Cumhurbaşkanı W. Wilson kongrede 8 Ocak 1918 de yaptığı bir konuşmada barışın temel ilkelerini açıkladı. Rusya’nın savaştan çekilmesi İngiltere ve Fransa’nın serbestisini kolaylaştırmışsa da Wilson’ un yeni barış programıyla ortaya çıkması onların isteklerini törpülemişti. Aynı zamanda Osmanlıya da umut vermişti.

Wilson

Uluslar arası ilişkilerde savaş yerine barışın egemenliği görüşünü savunan Wilson Osmanlı İmparatorluğunun er geç parçalanacağına inanıyordu. İlk kez başkan seçildiğinde İstanbul’a bir elçi ataması söz konusu olmuş, fakat o açıkça “Türkiye yok ki elçi göndermeye ne gerek var? “ diye sormuştu. Wilson barış umudunun olup olmadığını araştırmak için Albay Hauseyi koşulları araştırmak için Avrupa ya yollamıştı. 14 maddelik barış programı A.B.D’ in savaşa girmesinden sonra başta İngiltere ve diğer anlaşma devletleri ile yapılan bir dizi görüşmelerden sonra belirlenmişti. Hause başkanlığındaki komisyon vardığı sonuçları bir rapor halinde 22 Aralık 1917 de Wilson’a sunmuştu. Wilson İLKELERİbu rapora dayanılarak kaleme alınmıştı. A.B.D desteğine muhtaç olan Fransa ve İngiltere bu programı kabul ettiler.

Tarihe 14 prensip olarak geçen bu temel ilkeler genel bir barışı dikkate alarak hazırlanmıştı.14 maddelik bu ilkelerde;

1-Tüm barış antlaşmaları açık olacaklar bu antlaşmalardan başka uluslar arası gizli antlaşmalar yapılmayacak, bundan böyle diplomasi açık olacak gizli diplomasi kaldırılacak.

2-Denizlerde gidiş geliş tamamen serbest olacak yalnız kara suları ve uluslar arası antlaşmaların uygulanması yolunda gene uluslar arası bir hareket sonucu kısmen ya da tamamıyla kapatılmış olan denizler bundan ayrıktır.

3-Barışa katılacak ve barışı korumak için birleşecek olan uluslararasında ekonomik bütün engellerin kaldırılması ve ticari ilişkilerde eşitliğin kabul edilmesi

4-Her ülkenin silahlarını iç güvenliğin gerektirdiği dereceye indirmek için karşılıklı garantilerin verilmesi. Ülkeler silahlanmayı bırakacaklar.

5-Sömürgeler üzerindeki isteklerin serbestçe ve tam bir yansızlıkla incelenerek ve bu bölgeler halkının çıkarlarıda göz önünde tutularak bir sonuca bağlanması

6-İşgal edilmiş olan tüm Rus topraklarının boşaltılması ve Rusya’nın kendi kendisini istediği gibi yönetmesi yolunda önlemlerin alınması

7-Belçika’nın egemenlik haklarına hiçbir biçimde dokunulmaksızın boşaltılması ve yeniden kurulması

8-Tüm Fransız topraklarının kurtarılması, 1871 yılında Prusya’nın Alsace-Lorraine’i almakla yapmış olduğu haksızlığın tamir edilmesi yani bu toprakların yeniden Fransa’ya verilmesi

9-İtalyan sınırlarının ulusal temele göre düzeltilmesi

10-Avusturya-Macaristan imparatorluğundaki uluslara en serbest biçimde özerklik elde etmek için gereken olanakların verilmesi.

11-Romanya, Sırbistan, Karadağ’ın boşaltılması Sırbistan’ın denizde serbest ve güvenli bir kapı elde etmesi, Balkan devletlerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin ulusallık bakımından tarihsel temellere göre dostça düzenlenmesi Balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlıkları ve sınırlarının dokunulmazlığı yolunda uluslar arası garantilerin verilmesi.

.

12- Osmanlı imparatorluğunda Türklerin oturdukları bölgelerin bağımsızlığının sağlanması, Türk egemenliği altında bulunan diğer uluslara da özerk bir gelişme için tam ve engelsiz bir fırsatın sağlanması, boğazların uluslar arası garanti altında tüm devletlerin ticaret gemilerine açılması.

13-Oturanları kuşkusuz biçimde lehli olan bölgeleri içine alan bir Lehistan’ın kurulması Bu Lehistan’a

14-Denize kapısı bulunan bir Polonya devleti kurulacak büyük ve küçük ulusların siyasi bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliğinin garanti altına alınabilmesi için Milletler Cemiyeti(Cemiyet-i Akvam) kurulacak

Wilson bağımsızlıklarını kazanacak uluslar için uygulanacak sistemi “koruma altındaki devletçik” yerine “koruma altındaki topluluk” olarak belirlemişti.

Yine metne boğazlardan serbestçe geçişi öngören bir madde de eklenmişti. İngiliz dışişleri bakanı Lord Curzon 20 Ocak 1918 tarihli raporunda şöyle demekteydi. “Türklere de kendi geleceklerini kendilerinin saptamaları hakkı (Self Determination ) tanınmalıdır. Türklerin asıl vatanları olan özgürlük ve bağımsızlığı ile toprak bütünlüğü garanti altına alınmalı fakat Avrupa da ki yerleri Türklerden alınmalı İstanbul ve boğazların yönetimi başkalarına verilmelidir.

Başbakan Llayd George ise 5 Ocak 1918 de şöyle demektedir. “Biz Türkiye’yi ne başkentinden ne de çoğunlukla Türk olan Anadolu’nun ve Trakya’nın zengin ve ünlü topraklarından yoksun bırakmak için dövüşüyoruz.” Bu açıklamalarla İngiliz yöneticileri barış konusunda A.B.D başkanından önce davranmışlar. Fakat kendi aralarında da çelişkiye düşmüşlerdir. Beklide gelecekte kendilerine hareket serbestisi sağlasın diye bu çelişki bilerek yaratılmıştır.

Wilson ilkeleri ile komşularınca toprakları paylaşılan ve bağımsızlıklarını yitiren uluslarla imparatorluklara bağlanmış topluluklar bu ilkelerle bağımsızlık umudu güvencesi ile harekete geçmişlerdir. Savaşı kaybeden devletler ve imparatorluklarda ise etnik çoğunluklarının bulunduğu toprakların “vatan” olarak kendilerine bırakılacağı umudu yaygınlaşmaya başlamıştı.

Bundan böyle açık diplomasi uygulanmasını gizli anlaşmalar yapılmamasını dileyen Wilson barışın korunması tüm devletlerin bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüğünün garanti altına alınması için uluslar arası bir örgüt kurulmasını öngörüyordu. Alsace-Lorraine ‘in Fransa’ya geri verilmesini Avusturya-Macaristan imparatorluğu halklarına özgürce gelişme hakkının tanınmasını ve Polonya’nın yeniden bağımsızlığına kavuşmasını da gelecek için zorunlu gören Wilson’un barış programında Osmanlı imparatorluğuna ilişkin madde şöyle düzenlenmişti.

Madde 12- Osmanlı imparatorluğunun Türk olan kesiminin egemenliği sağlanmalı fakat bugün Türk yönetiminde bulunan öteki uluslara kesin ve her türlü kuşkudan uzak bir yaşama güvenliği ve kendi gelişmelerini istedikleri gibi yürütecek kesin ve engelsiz fırsatlar olanağı verilmeli Çanakkale boğazı tüm ulusların gemilerine ve ticaretine uluslarca sağlanacak güvenlik altında sürekli olarak açık bulundurulmalıdır.

Bu 14 ilkenin uygulamaya dair yorumu da saptanmıştı. İstanbul ve boğazlar Türklerin elinde kalsa bile buralarda uluslar arası bir denetim sağlanmalıydı. Türklere bırakılacak Anadolu’nun kıyı bölgelerinde de uluslar arası bir denetim ya da buraları Yunanistan’ın Mandaterliğine verilmeliydi. Ermeniler İngiliz mandaterliğini yeğliyorlardı. Ancak özerk Ermenistan’a Akdenizde bir liman verilmeliydi. Suriye’nin Fransa’nın payı olduğu Arabistan Yarımadası ile Filistin ve Irak içinde mandater devletin İngiltere olabileceği yenileniyordu.

www.sosyalbilgiler.org

14. madde ile Osmanlı imparatorluğu milliyet esasına göre bağımsız devletlere bölünmek istenmiştir.

İtilaf devletleri A.B.D’ in desteğini sağlamak amacıyla bu ilkeleri kabul ettiler. Ancak savaş sonunda bu ilkeleri dikkate almayışlarının nedeni onarım adı altında savaş tazminatı almak ve Manda yönetimi kurmaktı.

XX. yy başlarında emperyalist bir güce ulaşan A.B.D dünyanın 2/3 ün İngiliz, Fransız ve diğer devletlerin sömürgesi haline geldiğini gördü. Sömürgelerde ticaret yapma olanağı kısıtlıydı. Eğer sömürgecilik yıkılabilirse A.B.D dünya ticaretine kolaylıkla ağırlığını koyabilecekti. Gerçektende dünyada sömürgeciliğin yıkılması teorisini Wilson ortaya atmış uygulanmasını Türkiye göstermiştir. Wilson ilkeleri İttifak devletlerini umutlandırdı ve barış eğilimlerini arttırdı. Wilson ilkelerinin etkisi ile Ermeniler, Rumlar ve Araplar devlet kurmak için hazırlıklara başladılar.

Ancak ileriki barış konferanslarında ihtiraslı politikacılar Amerikan idealizminden esinlenen bu ilkeleri bir kenara ittiler.

Wilson İlkeleri

Alıntı

8 thoughts on “Wilson İlkeleri”
  1. osmanlı son zamanlarda çok güçsüzleşmiş ve bu yüzden buna uyarak mondros u imzalamış eğer atatürk ün düşüncelerine uymazsak korkarım sonumuz bunun gibi olacak

  2. osmanlı son zamanlarda çok güçsüzleşmiş ve bu yüzden buna uyarak mondros u imzalamış eğer atatürk ün düşüncelerine uymazsak korkarım sonoumuz bunun gibi olacak

  3. 1-Tüm barış antlaşmaları açık olacaklar bu antlaşmalardan başka uluslar arası gizli antlaşmalar yapılmayacak, bundan böyle diplomasi açık olacak gizli diplomasi kaldırılacak.
    2-Denizlerde gidiş geliş tamamen serbest olacak yalnız kara suları ve uluslar arası antlaşmaların uygulanması yolunda gene uluslar arası bir hareket sonucu kısmen ya da tamamıyla kapatılmış olan denizler bundan ayrıktır.
    3-Barışa katılacak ve barışı korumak için birleşecek olan uluslararasında ekonomik bütün engellerin kaldırılması ve ticari ilişkilerde eşitliğin kabul edilmesi
    4-Her ülkenin silahlarını iç güvenliğin gerektirdiği dereceye indirmek için karşılıklı garantilerin verilmesi. Ülkeler silahlanmayı bırakacaklar.
    5-Sömürgeler üzerindeki isteklerin serbestçe ve tam bir yansızlıkla incelenerek ve bu bölgeler halkının çıkarlarıda göz önünde tutularak bir sonuca bağlanması
    6-İşgal edilmiş olan tüm Rus topraklarının boşaltılması ve Rusya’nın kendi kendisini istediği gibi yönetmesi yolunda önlemlerin alınması
    7-Belçika’nın egemenlik haklarına hiçbir biçimde dokunulmaksızın boşaltılması ve yeniden kurulması
    8-Tüm Fransız topraklarının kurtarılması, 1871 yılında Prusya’nın Alsace-Lorraine’i almakla yapmış olduğu haksızlığın tamir edilmesi yani bu toprakların yeniden Fransa’ya verilmesi
    9-İtalyan sınırlarının ulusal temele göre düzeltilmesi
    10-Avusturya-Macaristan imparatorluğundaki uluslara en serbest biçimde özerklik elde etmek için gereken olanakların verilmesi.
    11-Romanya, Sırbistan, Karadağ’ın boşaltılması Sırbistan’ın denizde serbest ve güvenli bir kapı elde etmesi, Balkan devletlerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin ulusallık bakımından tarihsel temellere göre dostça düzenlenmesi Balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlıkları ve sınırlarının dokunulmazlığı yolunda uluslar arası garantilerin verilmesi.
    .
    12- Osmanlı imparatorluğunda Türklerin oturdukları bölgelerin bağımsızlığının sağlanması, Türk egemenliği altında bulunan diğer uluslara da özerk bir gelişme için tam ve engelsiz bir fırsatın sağlanması, boğazların uluslar arası garanti altında tüm devletlerin ticaret gemilerine açılması.
    13-Oturanları kuşkusuz biçimde lehli olan bölgeleri içine alan bir Lehistan’ın kurulması Bu Lehistan’a
    14-Denize kapısı bulunan bir Polonya devleti kurulacak büyük ve küçük ulusların siyasi bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliğinin garanti altına alınabilmesi için Milletler Cemiyeti(Cemiyet-i Akvam) kurulacak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir