ANASAYFA / Ders Notları / Misak-ı Milli Alınan Kararlar Önemi

Misak-ı Milli Alınan Kararlar Önemi

Alınan Kararlar
Türk vatanı bölünmez bir bütündür.
Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada düşman ordularının elinde bulunan ve halkın çoğunluğu Arap olan yerlerin geleceğinin tayini için halk oylamasına başvurulmalıdır.
Doğu Anadolu’da üç sancakta (Kars, Ardahan, Batum) yaşayan halkın geleceği halkın oylarıyla belirlenecektir.
Batı Trakya’nın durumunu belirlemek için bölgede halk oylaması yapılmalıdır.
Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haklardan yararlanması koşuluyla tarafımızdan kabul edilecektir.
İstanbul ve Marmara Denizi her türlü tehlikeden uzak tutulursa Boğazlar’ın dünya ticaretine açılması mümkündür.
Kapitülasyonlar (ayrıcalıklar) hiçbir şekilde kabul edilemez.
Sınırlar, Boğazlar ve İstanbul’la ilgili hükümler kabul edildiğinde Osmanlı borçları ödenecektir.
Önemi
• Türk yurdunun sınırları çizildi.
• M. Kemal’in düşünceleri Mebuslar Meclisi’nde kabul edildi ve büyük bir siyasi zafer kazanıldı (Anadolu hareketinin ilk büyük siyasal zaferidir).
• Temsil Heyeti’nin düşünceleri Osmanlı Parlamentosu’nda kabul edildi.
• Mebuslar Meclisi’nin toplanmasıyla Anadolu’da milli hareket güçlendi.
• İtilaf Devletleri’ne, Türk milletinin kaderiyle istedikleri gibi oynayamayacakları gösterildi.
• Misak-ı Milli, Milli mücadelenin programı niteliğindedir.
• Erzurum ve Sivas Kongresi kararları Mebusan Meclisi tarafından da kabul edilmiş oldu.
NOT: Misak-ı Milli’nin ulusal kaynakları Erzurum ve Sivas Kongreleri, evrensel gerekçeleri Fransız İhtilali ve Wilson İlkeleri’dir.
NOT: İtilaf Devletleri kararın geri alınması için milletvekillerine baskı yapmıştır. Ali Rıza Paşa görevinden alınarak yerine Salih Paşa getirilmiştir. Meclis kararında ısrar edince İstanbul resmen işgal edilmiştir.

Hakkımızda Sosyal Bilgiler

Belki Bunlar İlginizi Çekebilir.

Osmanlıda Meslek Edindiren Kurumlar

Osmanlıda Meslek Edindiren Kurumlar

80 / 100 Altyapı Rank Math SEO Meslek Edindiren Kurumlar Osmanlı Türkçesinde eğitime ‘terbiye’ denirdi. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir