ISLAHAT FERMANI : 18 Şubat 1856 tarihinde Gülhane Hatt-ı Humayûnu’nun teyidi mahiyetinde fakat onu daha da genişleten “Islahat Fermanı” ilan edildi. Bu fermanın en önemli özelliği, Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Müslüman ve gayrımüslimleri eşit haklara sahip kılmasıydı. Gayrımüslimler; çocuklarını isterlerse Türk okullarına gönderebilecek veya kendi dilleriyle eğitim yapan okullar açabilecekti. Devlet hizmet ve memurluklarına atanabilecekti. Vilayet, kaza ve nahiye meclisleri ile yüksek meclislere üye olabilecekti.

Müslüman olmayanlardan, askerlik yapmadıkları gerekçesiyle alınan cizye vergisi kaldırılmıştır. Ancak Hristiyan unsurlardan askerlik yapmak istemeyenlerin bedel ödemesi esası getirilmiştir.

Rusya’nın temel amacı; Çar I. (Büyük) Petro’dan beri “sıcak denizlere” ulaşmaktı. Bunun için en kısa yol Boğazlardı. Yine Rusya, Balkanlarda “slav birliği”ni sağlamak istiyor ve bunun için her fırsattan yararlanmaya çalışıyordu. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı tebaası olan Ortodoksları himayesi altına almış, bunu Osmanlı Devleti’nin iç işlerine müdahale edecek tarzda kullanmaktan çekinmemiştir. Hünkar İskelesi Antlaşması ile boğazlar konusunda elde ettiği imkanı kullanmasına diğer Avrupalı devletler müştereken engel olmuşlardır.

Fransa; Kanuni döneminde elde ettiği ticari ve hukuki imtiyazlardan yararlandı. Bu sebeple Osmanlı Devleti ile ilişkilerin bozulmasına sebep olacak durumlardan uzun bir süre uzak durdu. Napolyon’un imparatorluğu sırasında Fransa, İngiltere’nin uzak doğu ticaret yollarında hakimiyet kurma düşüncesinin de etkisiyle Mısır’a saldırdı ancak başarılı olamadı. Osmanlı Devleti’nin Yunan ayaklanması ile uğraştığı dönemde Cezayir’i işgal etti (1830), burayı kendisine bağlı bir sömürge haline getirdi. Osmanlı Devleti, bu durumu kabullenmek zorunda kaldı.

İngiltere; sömürgelerine (uzak doğuya) giden ticaret yolları üzerinde bulunan Osmanlı Devleti’nin parçalanmasından yana değildi. Hatta Rusya’nın Osmanlı Devletini paylaşma teklifini reddetti. Ancak XIX. yy’ ın ikinci yarısından sonra politikasında değişiklikler oldu. Osmanlı Devleti’nin paylaşılmasından yana olanlarla birlikte hareket etti. Bunda özellikle Ortadoğu’da varlığı ortaya çıkan neft (petrol)’ in etkisi vardır. Ağır yağların bulunduğu toprakların Osmanlıların egemenliğinde bulunması politika değişikliğinin temel sebebidir.

Osmanlı Devleti de İngiltere’nin, Osmanlı toprak bütünlüğünün korunması politikasından vazgeçmesi üzerine Almanya’ya yakınlaştı. Almanya, Osmanlı Devleti’nin bu durumundan yararlanmıştır. Avrupa Devletlerin dağılma sürecine giren Osmanlı Devleti üzerinde giriştikleri üstünlük ve pay alma çekişmelerine batılılarca ŞARK MESELESİ (Doğu Sorunu) denir.

İlk defa Viyana Kongresinde (1815) Ruslar tarafından dile getirilen bu meselenin, Fransa’nın, İngiltere’yi can evinden vurma amacıyla Mısır’a asker çıkarması ile başladığı genellikle kabul edilir.

Kaynek:egitimhane

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir